Dengbejlik
Kürt Yazılı Edebiyatı
X. Asırdan itibaren iki yüz yıl boyunca Güneydoğu Anadolu’da hüküm süren Şeddadiler, Mervaniler, Eyyübiler gibi Kürt Devletleri dönemlerinde sözlü edebiyat gelişirken, yazılı eserler de ortaya çıkmaya başlamıştır. Günümüze kadar gelen Meme Alan destanı bu dönemin sözlü eserlerindendir. Bu dönemde Baba Tahir-i Üryan’ın Lor lehçesi ile yazdığı Dubeyti divanı ve Baba Serheng-i Dewdani’nin Gorani lehçesi ie yazdığı “Deftere Dewadani” Kürt Yazılı edebiyatının ilk eserleri olarak kabul edilmektedir. Eyyubiler (1171 – 1250) sonrası gelen Moğol yıkımı ve ardından 2 yüzyıl devam eden İlhanlı hakimiyeti dönemlerinde eserler kaybolmuş ve yazılı eser geleneğinin duraklamıştır.
1514’de Safevilerden Güneydoğu Anadolu’yu alan Yavuz Sultan Selim’in Alevi Türkmenlere karşı Kürtleri kullanma politikası ile güçlenen Kürt Beyliklerinin himayesinde yazılan eserlerden ikisi günümüze ulaşmıştır. 1597 tarihinde Şerefhan Bitlisi tarafından yazılmış Kürt Tarihi konulu Şerefname ve 1692 yılında Kurmançi lehçesiyle Ehmedi Xani tarafından yazılan epik aşk hikayesi Mem ü Zin Kürt yazılı edebiyatının en önemli eserleri kabul edilmektedir.
Sonraki asırlar boyunca Kürt yazılı edebiyatı gelişmemiş ve eserler vermemiştir. 1922 de Irak’ta yayınlanan Cemil Saib’in Le Xewma (Rüyamda) hikayesi, Erebe Şemo’nun 1935 tarihli romanı Şivane Kurmanca (Kürt Çoban), Musa Anter’İn 1959 tarihli Birina Reş (Kara Yara) tiyatro eseri az sayıdaki eserlerdendir.
Kürt Sözlü Edebiyatı
Halkın okuma yazma konusunda geri kalmışlığı nedeniyle yazılı edebiyat hiçbir dönemde geniş kitlelere hitap eden bir edebiyat türü olamamıştır. Bu görev sözlü eserlerle tarafından üstlenilmiş, geleneklerin, anımsanması istenen acı ve tatlı olayların nesilden nesile geçmesi bu şekilde sağlanmıştır.
Kürt sözlü edebiyatının en önemli dalı (kelam, şiirsel anlatım) ve stran (türkü, melodik eser) formlarında, efsaneler, masallar,halk hikayeleri, yaşanmış olaylarını melodik halk şiirleri tarzında anlatan Dengbejliktir.
Dengbêj, deng (ses) ve bej-tin (söylemek) sözcüklerinden oluşan Kürtçe bir birleşik sözcüktür. Dengbêjler; trajedi, keder, mutluluk, aşk vb. olay ve olguları, çok ender eserler dışında herhangi bir enstrüman kullanmaksızın sadece sesleri ile duygusalca işleyen, ritim ve melodiyle süsleyen, bunları yüzyıllar boyunca köy köy dolaşarak halka aktaran, Kürt Edebiyatının yaşamasını sağlayan Kürt ozanlarıdır.
Dengbejler kılam denilen hikayelerini daha yaşlı ve tecrübeli dengbejlerden öğrenirler, zaman içinde kendi klamlarını da yaratırlar. Böylece repertuarları her daim tazelenir dönüşür. Düğünlerde ve köy konaklarında sanatlarını icra eden erkek dengbejlerdir. Az sayıda olan Kadın dengbejler, aile meclislerinde veya sadece kadınlardan oluşan topluluklarda sanatlarını icra ederlerdi.
Günümüzde Dengbejlik
1965 de Mahmud Qizil’in Unkapanında uzunçalar doldurmasıyla altın çağını yaşayan Dengbejlik, 1980 sonrası sessizliğe bürünür. 20 yıl sonra 2001 yılından itibaren HADEP Belediyelerinin desteği yeniden ortaya çıkar.
Günümüzde Dengbejlik, somut olmayan kültürel miras tanımında korunmaya çalışılan bir sanat dalıdır. Belediyeler etkinliklerinde Dengbej icralarına yer vermekte, sanatçıları desteklemektedir.
Diyarbakır Mimarlar odası tarafından 2007 yılında satın alınan ve restore edilen siyah bazalt taşlardan inşa edilmiş bir tarihi Diyarbakır Evi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin de katkılarıyla Dengbej Evi’ne dönüştürülmüştür. Kalıcı bir mekâna kavuşan dengbejlerin sayısı 28’e çıkmıştır. Dengbej Evi’nde o gün görevli olan 4 ya da 5 Dengbej kesintisiz olarak 9/17 saatleri arasında ziyaretçilere klam ve stran söylemektedirler. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 yılında, kültürel miras olarak tanımladığı Dengbejlik icra eden sanatçılara, «Kültürel miras taşıyıcısı» olarak niteleyerek Sanatçı tanıtma kartı vermiştir.