
Gezme Tutkusu
Durmadan yeni yerler keşfetmek için yollara düşme isteğimiz bunca yıl, bunca yöre gezmemize rağmen hala azalmadan sürmekte. Yaşımız gereği evimizin konforunda oturmak varken, her fırsatta farklı coğrafyaları tanımak için yollara düşmenin mutlaka bilimsel bir açıklaması olmalıdır diye düşünüp araştırınca, önce bu tutkunun Wanderlust Sendromu olarak bir adı olduğunu, sonra da Doç. Dr. Korkut Ulucan’ın makalesinden bunun DRD4 – 7R adlı genden kaynaklandığını öğrendim.
Dopamine reseptörü olan bu gen, yeni yerler görmek, yeni bir şeyler yapmak için yollara düşüldüğünde beynin mutluluk duymasını sağlıyormuş. İnsanların % 20’sinde bulunan bu genin, göçmen topluluklarda daha yüksek oranlarda rastlanıyormuş. Benim anne tarafından sülalem, Toros dağlarında her ilkbahar’da yaylalara göçen, sonbaharlarda da geriye sıcak bölgelere dönen göçebe Sarıkeçili Yörüklerine dayandığı için, araştırmacının bulgularının gerçekliğine yürekten inandım.
Bilimsel tanımı oldukça yeni de olsa Yolculuk Tutkusu olarak tercüme edilebilecek Wanderlust’un varlığı ve bunun kişinin gelişmesine çok büyük yararı olduğu çok eskiden beri bilinmekte. Her dönemin bilge kişileri, seyahat etmenin yararları ve yeni yerler keşfetmenin, yeni kişiler tanımanın erdemi üzerine sözler söylemişler, bu yönde öğütler vermişler.
IV. Yüzyılda yaşayan St. Agustine, “Dünya bir kitaptır, seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okumuş olurlar” demiş. Elle Maillart’ın “İnsanlar, tüm hayal güçlerini, ilgi ve heyecan duyma isteklerini yok eden rutinden kaçmak için seyahat ederler” özdeyişini, Pablo Neruda “Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler, Her gün aynı yoları yürüyenler” dizeleri ile şiirleştirmiş.
Eşimle birlikte 60 yılı aşkın süredir her fırsatta bir yerlere gidiyor, zamanımız değerlendiriyoruz. Kendimizin ve birlikte yollara düştüğümüz dostlarımızın durumlarına baktığımızda, yakalandığımız kesin olan, tedavisi de pek mümkün görülmeyen bu Wanderlust Hastalığının hiç de kötü bir şey olmadığına çok net görüyoruz.
Hepimiz, ilk gezmeye başladığımız güne göre çok daha neşeli, çok daha geniş düşünceli, toleranslı ve sağlıklıyız. Micheal Pain’in dediği gibi, biz de “hayatımızın sonuna kadar bu mikropla mutlu bir şekilde yaşamayı sürdürmekte kararlıyız“. Elimizden geldiği kadarıyla da çevremize bulaştırmaya, gezgin ruhlu yol arkadaşlarımızın sayısını çoğaltmaya çalışıyoruz.
İlginç destinasyonalara yapacağımız keyifli gezilerde buluşmak üzere…