Tuğut Köyü (Çiğdemli)
Kemaliye Gezimiz sırasında keşfettiğimiz Tuğut, yeni ismi ile Çiğdemli, Divriğ’e 20 km. uzakta, 800 yıllık bir geçmişe sahip, özgün mimari yapılar barındıran ancak ihmal edilmiş, hatta unutulmuş bir Alevi köyü.
Erzincan’ı Malatya’ya bağlayan eski kervan yolu üzerinde yer alan Tuğut, kervan yollarının işlek olduğu 1800’lerin sonuna kadar zengin bir konaklama merkeziymiş. Kasaba büyüklüğünde bir yerleşim olan Tuğut’ta, varlıklı aileler, kendilerine Divriği’de gördükleri geniş odalı, çarkıfelekli ahşap tavanları olan, Divriği konaklarına benzer evler yaptırmışlar. 1650 Yılında Sıvas Valisi Murtaza Paşa ile yaptığı yolculukta köydeki handa konaklayan Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde, buranın 150 haneli bağlı bahçeli mamur bir köy olduğunu yazmıştır.
Divriği’nin konut geleneğini büyük bir köy ölçeğinde günümüze kadar taşımış mimari yapısıyla benzerine az olan bu yerleşim 2863 Nolu yasa kapsamında Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.



Yerleşimdeki evlerin yapımında plakalar halinde çıkarılan yöreye özgü düz ve yassı Sal taşları kullanılmış. 10-15 cm. kalınlığındaki taş plakaların üst üste konulmasıyla yapılan duvarlarda, birkaç sıra taş yatay düzende örüldükten sonra yörede “Kırlangıç kanadı” denilen örme usulü ile balıksırtı düzeninde yerleştirilen bir ara sıra taşla duvarın görünümü zenginleştirilmiş. Evlerin ahşap hatıllarında, döşeme kirişlerinde, direklerinde bölgede artık rastlanmayan ardıç ağacı kullanılmış. Özgün formu toprak dam olan evlerin birçoğunun tavanı günümüzde çinko levhalarla kapatılmış. Binaların son derece sağlam olduğu 300 yıldan daha uzun süre ayakta kaldığı, Erzincan depreminde bile burada hiçbir evin yıkılmadığı söylenmekte.



9.Yüzyıl’da Türkmenlerin geldiği köy, XIII. Yüzyılda küp, testi, güveç gibi kapların ve başka el işçiliklerinin geliştiği bir köy haline gelmiş. Daha sonra da kervan yollarının işleklik kazanmasıyla zengin bir yerleşime dönüşmüş. Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan kervan yolu üzerinde biri gidiş, diğeri dönüş için kullanıldığı söylenen iki köprünün yan yana olması kervan trafiğinin yoğunluğunun göstergesi. Kervan yolu üzerinde, köye girmeden hayvanların sulanabilmesini sağlamak için ayrıca bir çeşme yapılmış. Dar sokakların üsütünden aşan evlerin altından “gelgeç” olarak adlandırılan geçitler ile akış sağlanmış.


