Planlanan Geziler
Top

Windsurf İle Yelkenli Deneyimi

2027

27 Nisan – 4 Mayıs 2027

Acente: Naviosa / Ceyt Turizm – Tursab 9947

2027 İlkbaharında Sorrento ve Taormina gibi iki turistik çekim merkezinin yanı sıra ulaşımı hiç de kolay olmayan ve bu nedenle şimdiye kadar gidemediğim iki efsane kent, Gythion ve Monemvasia’yı kapsayan bir rotayı, Akdenizin en büyük Yelkenli Gemisi Windsurf ile gezeceğimiz bir yolculuğa çıkıyoruz. Bugüne kadar nehir gemilerinde yaşadığımız ve çok sevdiğimiz kalabalıktan uzak, rahat ve samimi bir ortamda, yelkenler altında gerçekleşecek, James Beard Foundation aşçılarının hazırladığı menüleri tadacağımız ilginç bir gezi olacak.

14.745 Gross Tonluk, 162 metre uzunluktaki Windsurf, 150 kabin ve 18 süit’iyle, 342 yolcuya özel bir gezi deneyimi yaşatmak için tasarlanmış butik bir gemi.  6 katta yer alan  lokanta, cafe, lounge gibi ortak kullanım alanları 2025 de yenilenmiş. Kabinler ise 2026 sonunda tümüyle yenilenmiş olacak. Yıldızların altında mum ışığında özel menü sunan açık hava lokantası ve geminin arkasında açılan kapak ile oluşan denize girme alanı ancak lüks yatlarda bulunabilen özelliği.  Nehir gemilerinde alıştığımız kalabalıktan uzak, sakin, huzurlu bir ortamda seyahat etmenin, kişisel hizmet almanın keyfini süreceğiz. Kabinlerin 18 m2    ve hepsi dış tarafa bakıyor, lumbozlar açılmıyor. 

Gezimize 17 Nisan 2027 Salı günü Sabiha Gökçen Havalimanından Roma’ya Pegasus ile, oradan da Gemimizin kalkacağı Civitavecchia’ya otobüsle ulaşarak başlıyoruz. Dönüşte de 4 Mayıs 2027 Salı Günü Pire’de gemiden inip Atina Havalimanına otobüsle, ardından da Sabiha Gökçen Havalimana Pegasus ile ulaşıyoruz.

Tarih Liman Varış – Kalkış
27.04.2027Civitavecchia 17:00
28.04.2027Sorrento08:00 – Geceleme
29.04.2027Sorrento 18:000
30.04.2027Messina10:00 – 18:30
01.05.2027Denizde
02.05.2027Gythion08:00 – 22:00
03.05.2027Monemvasia08:00 – 17:00
04.05.2027Pire07:00

İtalya’nın en romantik sahil kasabalarından biri olan Sorrento’ya 28 Nisan öğle saatlerinde varıyoruz. Bir akşam buradayız. Bu güzel şehri doyasıya gezmek, denize girmek ve ortaçağ dokusu bozulmamış tatil beldeleri, Amalfi, Positano, Ravella  gezmek için iki gün zamanımız  olacak. Genel istek doğrultusunda kıyı gezilerini organize edeceğiz. Gece ışıklar içindeki Sorrento’yu gemiden izlemek, gündüze göre çok daha canlı, hareketli  sokaklarında gezmek, başlı başına bir şölen olacak.

Bugün ana kıtadan sadece 3.3 Km. genişliğinde bir boğaz ile ayrılan Sicilya’nın önemli limanı Messina’dayız.  Uzunluğu 30km.yi geçen boğazda seyrederken anakara ile ada arasındaki yoğun deniz trafiğini izlemek çok keyifli.  Messina boğazından çıkışta ise hava güzel olduğu takdirde Etna Yanardağını  da göreceğiz.Messina’nın şehir olarak kendisi de gezmeye değer, sahildeki tur otobüsleri manzaralı tepeye kadar uzanan bir güzergahta şehri tanıtıyor. Eğer talep olursa Messina’ya 50 Km. mesafedeki Adanın en güzel şehri Taormina’ya gidebiliriz.   Nerdeyse hiç modern yapıyla karşılaşmadan taş döşeli sokaklarında dolaşıp, geçmişe yolculuk yapacağımız bir şehir. Şehrin sembolü Triskelion  figürlü objeler, güzel anı ve hediye oluyor.

Bu gezinin teması olan Şarap ve Gurme yemek konseptinin tepe noktasını denizde geçecek bugün yaşayacağız.  Messina’da tura katılacak olan iki üst düzey Sommelier bizlere İtalya şaraplarını tanıtan bir sunum yapacak ve tadım organize edecek. Şarap konulu sunular gün boyu çeşitli alt detaylara odaklı olarak sürecek.Yemek konusunda Windstar Cruises,  James Beard Vakfının anlaşmalı kurvaziyer şirketi olması nedeniyle mutfak konusunda çok iddialı. Uğranılan limanlardan sebze, meyve ve benzeri yöresel ürünleri en doğru seçme ve alma yönteminin, deneyimli şeflerle dolaşarak öğreten turlar da var.  Bizim turumuz da  alış verişi şeflere bırakarak, satın aldıkları yöresel ürünlerle pişirdiklerini afiyetle yiyeceğiz.

Bugün kruvaziyer gemilerinin fazlaca uğramadığı, antik Sparta’nın donanmasının deniz üssü ve işlek ticari limanı Gythion’dayız. Homeros’un anlatımına göre Paris Helen’i kaçırdıktan sonra ilk akşamlarını geçirdikleri, Kranai Adası burada. Üzerinde, Tzenetakis Kulesi (Mani Bölgesi Etnografya Müzesi) ve  bir deniz feneri olan ada günümüzde kısa bir geçit ile ana karaya bağlamış durumda. Şehir uzun bir sahil şeridi üzerinde konumlamış. Çok güzel resimler çekilecek manzaraları olan bir şerit. Deniz kenarında kıyı gezisi sonrası oturulup deniz mahsulleri ile bira veya uzo keyfi yapılacak çok şirin  tavernalar var. Mavrovouni Plajından da hava müsait olduğunda denize girebileceğiz.

Gezimizin en otantik ve çok ilginç yerleşimini bugün gezeceğiz. Ortaçağ’da korsanların akınlarından korunmak için, çok dar bir geçitle ve tek bir kapıdan ana karaya bağlanan adanın en kuytu köşesine yüksek duvarlar ardında yapılan şehir, hala o günkü dokusunu koruyor.  Motorlu araçlar  ile eski şehrin kapısına kadar gitmek mümkün.  Kale’nin içindeki yerleşimi yürüyerek dolaşmak durumundayız.  Yerleşim iki bölümden oluşuyor.  Aya Sofya Kilisesi ve Akropolis’in yer aldığı yukarı şehire dik bir bayırla ulaşılıyor. Aşağı şehirde ise meydanlar, eski evlerin arasından geçen dar sokaklar ve denize girmek için güzel bir plaj var.

You don't have permission to register